Tarihin ne olduğu ya da ne işe yaradığı her dönem sorulan sorulardan biri olagelmiştir. Bir sosyal bilimler disiplini olarak tarih, gerek gündelik gerek akademik yaşamda kullanılırken çoğu kez klişelerle yanıt verilir.

Tarih eğitimi/öğretimi konusunda epey mesai harcamış olan Salih Özbaran, aşağıda linkini göreceğiniz makalesinde bu konular üzerinde durmaktadır. Öncelikle tarihin ne olabileceği üzerine farklı yaklaşımlardan yararlanıp bir senteze ulaşmaya çalışmaktadır. Yine burada, tarihçilik içindeki yeni yaklaşımlara da değinir. Ardından tarihin ne işe yaradığı üzerine yorum geliştirir.

Ele alınan konuları içeren makale, Tarih Vakfı Yurt Yayınları’nca yayımlanan Salih Özbaran’ın Tarih, Tarihçi ve Toplum kitabından alınmıştır.

Tarih Nedir, Ne İşe Yarar – Özbaran, Salih – Tarih, Tarihçi ve Toplum (ss. 10-21)

10443548_10152134557452078_2826637789732311522_n

İzleyeceğiniz görsel “Ortadoğu’da İmparatorluklar Tarihi” başlığını taşımaktadır. Bu çalışmanın Asya ve Avrupa’yı dünya tarihinin merkezine oturtan bir yaklaşımdan etkilendiği açıktır. Nitekim çalışmanın alt başlığı “90 Saniyede Dünya Tarihi”dir.

Çalışma bizlere önce Mısır İmparatorluğu’nu gösterir. Ardından Hitit İmparatorluğu’na geçilir. Bu malzemenin kimi problemleri olsa da, dünya tarihini görselleştirerek anlatması bakımından öğreticidir. Daha detaylı bir çalışma için İngilizceye vakıf olunmadığı takdirde, krallıkların/imparatorlukların ismi İngilizce-Türkçe sözlükler aracılığıyla öğrenilebilir.

Bu başlangıcın tercih edilmesinin nedeni, her uygarlığın/topluluğun öncesiyle, çağdaşlarıyla ve sonrasıyla ilişkide bulunduğunu, kimi etkileşimleri olduğunu göstermek ve hiçbir uygarlığın/tarihsel sürecin bu genel bağlamdan koparılarak incelenemeyeceği yönünde bir farkındalık yaratmaktır.

Aşağıdaki linke tıkladığınızda görsel malzemeye ulaşacaksınız:

http://www.mapsofwar.com/ind/imperial-history.html

Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasının ardından gözler iç politikaya çevrildi. Cumhuriyetin ilanı 29 Ekim 1923’te, bir hükümet krizinin ardından ve muhalif vekillerin çoğu başkent Ankara’da değil, İstanbul’da bulunuyorken gerçekleşti.

Muhalefetin bu gelişmeye tepkisi sert oldu. Bir taraftan da İstanbul, halen muhalefetin etkin olduğu yerdi. Üstelik Ankara’nın 13 Ekim 1923’te başkent ilan edilmesi, İstanbul’daki onbinlerce memurun doğal olarak işsiz kalmalarına neden olmuştu. Bu da, Ankara’ya karşı olan tepkileri artıran bir başka gelişmeydi.

Bu tarihte muhalefet kendi duruşunu hilafetin varlığı üzerinden tahkim etmeye kalkınca, bu durum hilafetin kaldırılmasının da önünü açtı. Örgütlü muhalefetin varlığının kristalleştiği gelişme ise 1924’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın (TpCF) kuruluşu oldu.

Erik Jan Zürcher,  Modernleşen Türkiye’nin Tarihi kitabında yer alan aşağıdaki makalede Cumhuriyetin ilanından Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kuruluşuna dek giden bu süreci analitik bir yaklaşımla ele alır.

Cumhuriyetin İlanı ve TpCF’nin Kuruluşu, (Zürcher, Erik Jan – Modernleşen Türkiye’nin Tarihi)

Lozan Barış Antlaşması sonucunda Yunanistan ve Türkiye arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesi, her iki halk için de sancılı bir süreç oldu. 1 milyondan fazla eski Osmanlı vatandaşı olan Rum, Anadolu’dan Yunanistan’a (İstanbul Rumları bu nüfus değişimine dahil edilmemişti), 500 bin kadar eski Osmanlı vatandaşı olan Müslüman Türk de Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldılar.

Ne gidenler ne de gelenler, gittikleri ve geldikleri yerde hemen kabullenildiler. Çağan Irmak’ın yönetmeni olduğu Dedemin İnsanları Ege’de küçük bir sahil kasabasında yaşayan Girit göçmeni bir ailenin yaşadıklarına odaklanarak, bir toplumun geçirdiği tarihsel süreci acılarıyla birlikte sinemaya taşır.

Lozan Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu antlaşması niteliğinde olduğu için önemlidir. Antlaşma, yalnızca Temmuz 1923’te imzalanan metinle değerlendirilemez. Saltanatın kaldırılması, İzmir İktisat Kongresi’nin toplanması ve buradan verilen mesajlar; I. TBMM’ye seçim kararı aldırılması ve Lozan Barış Antlaşması imzalandığında bir meclisin yokluğu; meclisin ancak antlaşma imzalandıktan sonra açılması ve hemen akabinde Lozan’ın imzalanması tekil olaylar değillerdir. Hepsi bir bağlam içinde birbirleriyle ilişkilidir.

Baskın Oran’ın editörlüğünü yaptığı ve İletişim Yayınları’dan yayımlanan Türk Dış Politikası, Cilt 1 (1919-1980) kitabındaki Lozan Barış Antlaşması’nı kendisine konu edinen bölüm, bütün bu süreci ele alması bakımından iyi bir makale olma özelliğini içinde barındırıyor.

Lozan Barış Antlaşması, (Oran, Baskın – Türk Dış Politikası, Cilt 1, 1919-1980)

AHaber’de yayımlanan “Eski Defterler” programının “Meclisler ve Krizler” başlıklı  bu bölümünde konuşmacılar, Osmanlı Mebuslar Meclisi ve Büyük Millet Meclisi gelişmelerine de değiniyorlar.

Özellikle Hakan Erdem 28:50 ve 37:45 dakikaları arasında iki meclis arasındaki kopuşları ve süreklilikleri gündeme getirmektedir.

İstanbul’da toplanan Osmanlı Mebuslar Meclisi’nin dağıtılmasının ardından Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da yeni bir meclisin toplanması için çağrı yapmıştı. Bu çağrıyı yaparken kendisinin işi bir hayli zordu. Çünkü çağrıyı, Temsil Heyeti başkanı sıfatıyla yapmıştı ve normal şartlarda Temsil Heyeti başkanının böyle bir çağrı için yetkisi yoktu. Bu sorunlar “olağanüstü meclis” vurgusuyla atlatılmaya çalışıldı.

Toplanan yeni meclis, Osmanlı Mebuslar Meclisi’nin devamı gibi çalışıyordu. Öyle ki, BMM’nin ilk çıkardığı kanun, Osmanlı Mebuslar Meclisi’nin üzerinde çalıştığı, ama yasalaştıramadığı kanun tasarısı olan “Ağnam Resmi Kanunu” olmuştu. Bu ve başka kanıtlar bize iki meclis arasındaki organik bağları gösterir.

Aşağıda yer alan makale,  Büyük Millet Meclisi’nin açılışıyla (bu isimlendirmeyi kullanıyoruz, çünkü meclis ilk açıldığında, henüz Türkiye ismini kullanmıyordu ve BMM ismini alırken bile birçok tartışmaya sahne olmuştu) Milli Mücadele’nin silahlı aşamasının tamamlandığı dönemi irdelemektedir. Makale, TÜSİAD’ın çıkarılmasına destek olduğu Tarih (1839-1939) kitabının içinden seçilmiştir.

BMM’nin Açılışı ve Milli Mücadele’nin Silahlı Aşaması, Tarih Kitabı, TÜSİAD

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 120 takipçiye katılın