Cemil Koçak, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi‘nin 5′inci cildinde yer alan “II. Mahmut” başlıklı bu makalesinde, hem II. Mahmut dönemiyle III. Selim’in saltanat yılları arasındaki bağlantıları kuruyor hem de II. Mahmut dönemi iç ve dış politika gelişmelerini ele alıyor.

II. Mahmut (Cemil Koçak – Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi – Vol 5)

yeniçeri ocağı

III. Selim ve dönemi hakkında hazırlanan bu belgeselin 00:41-03:58 dakikaları arasında padişahın tahta çıktığı tarihte Osmanlı İmparatorluğu’nun durumu ve ayanlarla mücadeleye değiniliyor. Şevket Pamuk, merkezi devletin gelirlerini artırmak için konulan yeni vergilere dikkat çekiyor.

06:10-08:22 arasında ise III. Selim reformlarından önce ordunun durumu ve uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin başlamasına (örneğin ilk daimi elçinin yurtdışına gönderilmesi gibi) vurgu yapılıyor.

09:28-15:33 arasında da Nizam-ı Cedid reformları, ordudaki değişimler, imparatorluktaki teknolojik yenilikler, eğitim sistemine ve özellikle yeni teknik okulların açılmasına dair çabalar sözkonusu ediliyor. Bunlar olup biterken toplumsal yaşam da bütün bu değişikliklerden nasibini almaktadır.

Bu videonun sonuna denk düşen 20:20-23:10 arasında Nizam-ı Cedid reformlarının gerçekleştirilmesi için İrad-ı Cedid hazinesinden ve bu hazine için gündeme gelen özel vergilerden bahsediliyor.

III. Selim, kendisinden önce başlayan reform hareketlerine hız kazandıran ve bu reformları Nizam-ı Cedid başlığıyla, bir program dahilinde gerçekleştirmeye çalışan bir padişahtı. Erik Jan Zürcher, İletişim Yayınları’ndan çıkan Modernleşen Türkiye’nin Tarihi kitabının III. Selim’i ele aldığı bölümünde, hem III. Selim dönemi reformlarını inceliyor hem de III. Selim’i, dönemini ve reformlarını yine aynı  dönemin uluslararası bağlamı içinde değerlendiriyor.

III. Selim ve Nizam-ı Cedid Reformları (Zürcher, Erik Jan – Modernleşen Türkiye’nin Tarihi)

modernleşen türkiye'nin tarihi

III. Selim

Lale Devri üzerine İlber Ortaylı ile yapılan bu söyleşide, bizi ilgilendiren iki bölüm bulunuyor. İlki 00:17-00:35 saniyeleri arası… Ortaylı, burada, Lale Devri isminin nasıl verildiği konusunda bilgi veriyor.

Söyleşinin bizi ilgilendiren ikinci bölümü ise, 03:54-05:10 ve 08:46-10:30 dakikaları arası… Burada da, Lale Devri’nin Osmanlı tarihi içinde nasıl dönemlendirildiği, bu dönemde Osmanlı toplumundaki yeniliklerin neler olduğu, toplumun nasıl bir sosyalleşme yaşadığı, sivil mimarinin ve konut mimarisinin nasıl geliştiği ve hatta meydan çeşmelerinin ortaya çıkması/yayılması da İstanbul örneğinden hareketle anlatılmaktadır.

Risalelerden sonra gelen Lale Devri, ileride daha yaygın bir faaliyet olarak başlayacak Osmanlı yenileşmesinin öncülü sayılabilir. Bu dönemin öncesini ve kendisini daha iyi anlamak için, Metin Kunt’un, Türkiye Tarihi 3, Osmanlı Devleti 1600-1908 isimli kitap için yazdığı bölüm olan “Siyasal Tarih, 1600-1789″un Lale Devri’yle ilgili kısmından yararlanabiliriz.

Lale Devri,Turkiye Tarihi III; Osmanli Devleti, 1600-1908

paris'te bir osmanlı sefiri (28 mehmet çelebi)

lale devri

“Risaleler Dönemi” olarak da niteleyebileceğimiz dönem, aslında Osmanlı İmparatorluğu’nda herşey yolunda gidiyor gibi görünürken, kimi “sorun”lara işaret eden metinlerin kaleme alındığı bir tarihe tekabül ediyor. Risale, kısaca, dönemin Osmanlı aydınlarının gördükleri “sorun”ları dile getirmek için yazdıkları yazılardır. Bunların en öne çıkanlarından biri ise Koçi Bey Risalesi’dir.

Koçi Bey, 17’nci yüzyılda yazdığı risalesiyle tanınmaktadır. Yazdıkları hem risale türünü örneklediği hem de kendi üslubuyla döneminin konularına yaklaşımı açısından önemlidir. Ancak sonuç olarak, onun da kendi döneminin gündelik problemlerinden etkilendiği ve yazdıklarını bu temelde kaleme aldığı gözden kaçırılmamalıdır.

Bu konuyu anlamak için Rifa’at Ali Abou-El-Haj’ın İmge Kitabevi tarafından yayımlanan “Modern Devletin Doğası” başlıklı kitabındaki makalelerden yararlanacağız. İlk makalede El-Haj, nasihatname literatürü içinde yer alan risalelerin (ki, Koçi Bey Risalesi bunun içindedir) Osmanlı İmparatorluğu’ndaki hangi siyasi ve toplumsal koşullar içinde kaleme alındığı konusunda kalem oynatır. Dolayısıyla okuyucu bu şekilde risale yazarlarının, aslında dönem içinde sürmekte olan politik mücadelenin de aktörleri olduğunun farkına varır.

İkinci makalede ise El-Haj, doğrudan Koçi Bey Risalesi’ni incelemeye koyulur. Hem Osmanlı idare sistemi hem de Osmanlı toplumsal yapısı değişimler ve risale yazarlarının bu konuları ele alışları Koçi Bey Risalesi’nin satır aralarından yazar tarafından çekip çıkarılmaya çalışılır.

Koçi Bey, Mustafa Ali ve Nasihatname Literatürü – Abou-El-Haj

Koçi Bey ve Risalesi – Abou-El-Haj

kapaklar tarama_Page_3kapaklar tarama_Page_2

Tarihin ne olduğu ya da ne işe yaradığı her dönem sorulan sorulardan biri olagelmiştir. Bir sosyal bilimler disiplini olarak tarih, gerek gündelik gerek akademik yaşamda kullanılırken çoğu kez klişelerle yanıt verilir.

Tarih eğitimi/öğretimi konusunda epey mesai harcamış olan Salih Özbaran, aşağıda linkini göreceğiniz makalesinde bu konular üzerinde durmaktadır. Öncelikle tarihin ne olabileceği üzerine farklı yaklaşımlardan yararlanıp bir senteze ulaşmaya çalışmaktadır. Yine burada, tarihçilik içindeki yeni yaklaşımlara da değinir. Ardından tarihin ne işe yaradığı üzerine yorum geliştirir.

Ele alınan konuları içeren makale, Tarih Vakfı Yurt Yayınları’nca yayımlanan Salih Özbaran’ın Tarih, Tarihçi ve Toplum kitabından alınmıştır.

Tarih Nedir, Ne İşe Yarar – Özbaran, Salih – Tarih, Tarihçi ve Toplum (ss. 10-21)

10443548_10152134557452078_2826637789732311522_n

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 130 takipçiye katılın